Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
E-Sağlık Kütüphanesi
Anasayfa
Sağlık Kütüphanesi
İlk Yardım
Klinik Kütüphanesi
Göz Hastalıkları Kütüphanesi
Çocuk Hastalıkları Kütüphanesi
Ortopedi Kütüphanesi
Dahiliye Kütüphanesi
KBB Kütüphanesi
Genel Cerrahi Kütüphanesi
Görüntüleme Teknikleri
Kanserler
Sağlık Ansiklopedisi
Sağlık Bilgileri
Demir Eksikliği Anemisi . . . . -------------------------------------------------------------------------------- Demir eksiliği anemisi tanım olarak düşük mitarda demire bağlı olarak kanın kırmızı hücrelerindeki azalmadır. Kansızlığın (aneminin) en sık görülen şekli demir eksikliği anemisidir. Kadınların %20'si, gebe kadınların %50'si ve erkeklerin %3'ü demir açısından eksik bulunmaktadırlar. Demir, kanda oksijen taşıyan pigment olan hemoglobin'in önemli bir parçasıdır. Vücutta demir, normal olarak diyetteki gıdalardan ve yaşlı kırmızı kan hücrelerinin yıkımından elde edilir. Nedenleri: Demir eksikliğinin nedenleri diyette az miktarda alınma, vücut tarafından az miktarda emilimi ve ağır menstürel kanama da dahil olmak üzere kan kaybıdır. Çocuklarda kurşun zehirlenmesi sonucunda da demir eksikliği anemisi görülebilir. Vücutta ve kemik iliğindeki demir depolarının harcanması sonucu kansızlık yavaş yavaş gelişir. Genellikle, erkeklere kıyasla kadınlardaki demir depoları daha azdır ve menstürel kanama kaynaklı kan kaybı nedeni ile kadınlar erkeklere göre daha fazla demir eksikliği anemisi riski altındadırlar. Erkeklerde ve menopozdaki kadınlarda kansızlık; ülser veya aspirin kullanımı veya ağrı kesiciler (non-steroidal antiinflamatuar ilaçlar) ile ilişkili gastrointestinal kaynaklı kan kaybı nedeni ile görülür. Tedavi: Tedavi aşamasında demir eksikliği anemisinin nedenini tanımlamak çok önemlidir. Demir eksikliği, diyet ile arttırılan demirin arttırılması ile giderilemeyebilir. İlaç şeklinde ek olarak verilmesi gerekebilir. Ağızdan ilaç olarak alınan demir, ferröz sülfat formundadır. En iyi demir emilimi aç karnına olmasına rağmen pek çok insan buna katlanamaz ve gıda ile almak ihtiyacını duyar. Süt ve anti-asit türü ilaçlar demir emilimini engelleyebileceğinden demir ile alınmamalıdırlar. C vitamini demir emilimini arttırırken hemoglobin üretiminde de önemli yer tutar. ******************************************************** Hipertansiyon . . . . -------------------------------------------------------------------------------- TANSİYON (KAN BASINCI) NEDİR ? Kalbimiz atar damarlarımıza düzenli ve sürekli olarak kan pompalar. Kan önce büyük atar damarlara (arterler), daha sonra küçük atar damarlara (arterioller) ve oradan da kılcal damarlara (kapillerler) geçer. Kapillerler aracılığıyla kan tüm dokulara dağılır ve böylece dokuların oksijen ve gıda gereksinimleri karşılanır. Dokularda oluşan atık maddeler ve karbondioksit yine kapillerler aracılığıyla kana geçer ve bu kirli kan toplar damarlar (venler) aracılığı ile kalbe döner. Bu sırada kalp, geri dönen kanı toplamak için gevşemiştir. Daha sonra kalp kasılır ve kirli kanı temizlenmek üzere akciğerlere gönderir. Akciğerlerde temizlenen kan yeniden kalbe döner ve ardından yeniden arterlere pompalanır. Bu süreç dakikada ortalama 80 kez tekrarlanır. Kan her defasında kalbin kasılmasından doğan bir basınç ile arterlere gönderilir. Bu basınç, damarlarımızın duvarında da devam eder ve kan akışının sürdürülmesi için gereklidir. Kanın damar duvarına yaptığı basınç, kan basıncı olarak adlandırılır. Kan basıncı kalbimizin kasılması sırasında artar ve gevşemesi sırasında azalır. Kasılma sırasında, artmış olan kan basıncına sistolik kan basıncı ya da büyük tansiyon, gevşeme sırasında azalmış olan kan basıncına ise diyastolik kan basıncı ya da küçük tansiyon denir. Tansiyon aletleri yardımıyla kan basıncı ölçülebilir ve mmHg (cıva basıncı) olarak ifade edilir.